KOMPOZİT DOKU NAKLİ NEDİR?
Vücut bütünlüğünü bozan ve fonksiyon kaybına yol açacak şekilde kompozit doku kaybı olan hastalara form ve fonksiyon açısından iyileştirme ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla uygulanan kompozit doku nakli ameliyatlarıdır.
Kompozit Doku Nakli Nakil Türleri Nelerdir?
• Ekstremite nakli (el, kol, ayak, bacak),
• Yüz ve saçlı deri nakli,
• Üst solunum-üst sindirim yolları nakli,
• Bağırsak nakli.
Bu sitede ülkemizde son yıllarda başarıyla uygulanan ve dünya çapında başarı gösteren kompozit doku türlerinden ekstremite ile yüz ve saçlı deri nakillerin hakkında merak edilen temel bilgilere yer verilmektedir.
EKSTREMİTE NAKLİ
Ekstremite Nakli Nedir?
Ekstremite nakli, hayat kurtarıcı özellikte olmayan ancak zarar gören dokuya fonksiyon kazandırmak, kişinin yaşamının kendi başına idamesini sağlayabilmek ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla yapılan operasyonlardır.
Ekstremite Nakli Kimlere Yapılır?
Yanık, elektrik çarpması, travma gibi kötü huylu tümör dışındaki herhangi bir nedenle, bir ya da birden fazla ekstremite kaybı yaşayan, 18 ile 65 Yaş arasındaki hastalara nakil yapılabilir.
Ekstremite Nakli Gerektiren Durumlar Nelerdir?
1. Dirsekaltı seviyesinden amputasyon yapılmış çift kolu olmayan hastalara çift taraflı üst ekstremite (çift kol ya da el ) nakli yapılabilir.
2. Hastanın savunma sistemini baskılayıcı ilaç kullanmasını gerektiren başka bir bir solid organ nakli (böbrek, karaciğer vs..) uygulanması sözkonusu olduğunda dominant tarafa yapılması koşulu ile tek taraflı üst ekstremite nakli yapılabilir.
3. Hastanın bir kolu dirsek ile omuz hizası arası ampute diğer kolu dirsek altı seviyesinden ampute ise dirsek altı seviyesinden ampute olan tarafa tek taraflı üst ekstermite nakli yapılabilir.
4. Yukarıdaki belirtilen seviyelerden olmak şartı ile , hastada üst ekstremite yokluğuna ilave bir ya da iki alt ekstremite yokluğu mevcutsa diz altında kalan bölge için tek ya da çift taraflı alt ekstremite (ayak/bacak) nakli yapılabilir.
Ekstremite Nakli İçin Organ Kaynakları Nelerdir?
Ekstremite nakillerinin organ kaynağı sadece beyin ölümü gerçekleşmiş ve ekstremiteleri organ nakli için bağışlanmış vericilerdir.
Ekstremite Nakli İçin Kan Grubu Uyumu Gerekli Mi?
Nakli uygulanacak hasta ile verici adayı arasında kan grubu uyumu şarttır. Rh faktörü uyumu aranmaz. Uyum şartları şu şekildedir;
Alıcı Verici
A ise A ya da 0
B ise B ya da 0
AB ise A, B, 0, AB
0 ise 0
kan grubu olmalıdır.
Ekstremite Nakli İçin Doku Uyumu Gerekli Mi?
Ekstremite naklinde doku uyumu aranmaz. Ancak PRA (Panel Reaktif Antikor) gibi şiddetli organ ve doku reddine yol açabilecek durumların alıcıda olup olmadığı araştırılmalıdır.
Hasta Ekstremite Nakli Olmak İçin Ne Yapmalıdır?
Ekstremite nakli olmak için önce hastanın ekstremite nakli yapabilen bir kompozit doku nakli merkezine müracaat etmesi gerekmektedir. Merkeze başvuran hastanın 29.03.2011 tarih ve 13984 sayılı Kompozit Doku Nakli Yönergesi ve Kompozit Doku Nakli Bilimsel Kurulunun endikasyon listesi kriterleri gereğince tıbbi, sosyal ve psikolojik incelemesi yapılır. Hastaya yapılması gereken naklin süreçleri ve riskleri anlatılır. Daha sonra nakil yapılacak merkezin “Kompozit Doku Nakil Konseyi” tarafından hastanın nakil kriterlerine uygun olup olmadığı kararlaştırılır. Böylece konseyden olur karar alan hasta nakil adayı olarak bekleme listesine kayıt edilir.
Ameliyat Hazırlığı Nasıl Yapılır?
Ekstremite nakli bekleme listesine alınacak hastaya ; birden çok branşı ilgilendiren cerrahi öncesi görüşme, psikiyatrik değerlendirme, hematolojik ve mikrobiyolojik değerlendirme, anesteziyolojik değerlendirme, immünolojik değerlendirme ve psikososyal değerlendirmeyi, içeren incelemeler yapılır. İşlemler hakkında hasta ve hasta yakınına açıklama ve bilgilendirme yapılır ve onamları alını. Ameliyat sonrası yaşanacak olası süreçler hakkında bilgi verilir. Tüm bu incelemeler sonucu nakil hazırlığı tamamlanan ve konsey kararı olumlu olarak alınan hasta nakil adayı olarak bekleme listesine kaydedilir.
Ekstremite Bekleme Listesinde Sıra Nasıl Belirlenir? Nakil Olacak Hasta Seçimi Nasıl Yapılır?
Ülkemizde , beyin ölümü olan kişinin bağışlanan organ ve dokularının dağıtım kriterleri Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmiştir. Bu kriterlere göre tıbbi açıdan en uygun hastaya en uygun organ ve doku adaletli bir şekilde dağıtılır. Ekstremite nakillerinde; alıcı ve verici arasındaki kan grubu uyumu ve cinsiyet uyumu en temel kriterlerdir. Bunların dışında cilt rengi uyumu, hastanın bekleme süresi gibi objektif verilere göre hasta seçimi yapılır. Bekleme listesinde ortalama bir bekleme zamanı konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Yapılan eşleştirmede temin edilen organ için uygun bir alıcı var ise nakil işlemi gerçekleştirilir.
Nakil Sonrası Hastayı Neler Bekliyor?
Ameliyatı takiben hastayı uzun hastanede yatış süresi, uzun süreli ilaç tedavisi ile ortalama iki yıl sürecek olan fizik tedavi ve rehabilitasyon sürecine hasta ve yakınları hazırlıklı olmalıdır. Bu süreçte tedaviye uyulmadığı veya tamamlanmadığı takdirde nakledilen dokuların fonksiyon görmesi mümkün olamaz.
Ekstremite Nakli Olduktan Sonra Hastanede Yatış Süresi Ne Kadar?
Nakil sonrası hastayı uzun bir hastanede yatış süreci beklemektedir. Ameliyattan hemen sonra yoğun bakıma alınan hasta herhangi bir olağanüstü sorun yaşanmadığı takdirde bir hafta içinde yataklı servise alınır. Serviste ameliyat sonrası tıbbi tedavi ve fizik tedavi -rehabilitasyon süresi ortalama üç ay sürecektir. Hastaneden taburcu olduktan sonra ise ortalama iki yıl süren fizik tedavi rehabilitasyon gerekmektedir. Komplikasyon gelişmesi durumunda süreç uzayabilmektedir.
Ekstremite Nakli Sonrası Sürekli İlaç Kullanılacak Mı?
Nakli sonrası, vücut için yabancı olan bu dokunun reddedilmemesi için ömür boyu ilaç kullanılması gerekmektedir.
Ekstremite Nakli Olduktan Sonra Hasta Ne Sıklıkta Kontrole Gelir?
Hastanın, taburculuk sonrası ortalama iki yıl süren fizik tedavisi yanında ilk üç ay haftada bir, altıncı aya kadar üç haftada bir, ikinci yıla kadar ayda bir daha sonra da ömür boyu 2 ya da 3 aylık aralıklarla ayaktan poliklinik kontrolüne gelmesi gerekir Bu süreçte tespit edilen durumlara göre takip aralığını değiştirebilmektedir.
Ekstremite Nakli Sonrası Taburcu Olduktan Sonra Diyet Uygulaması Olacak Mı?
Nakli uygulanan kişilere taburcu olduktan sonra özel bir diyet uygulanmamaktadır. Ancak hastanın yeterli ve dengeli beslenmesi, aşırı kilo almaması önem taşımaktadır.
Ekstremite Nakli Sonrası Kişisel Hijyen Ve Enfeksiyondan Korunma Neden Önemlidir?
Nakil sonrası tüm organ ve doku nakillerinde olduğu gibi bu hastalarda da kişisel bakıma özen gösterilmelidir. Hastaya immünsupresif (bağışıklık sistemini baskılayan) ilaç tedavisi uygulanacağı için enfeksiyon riski olan kişi ve ortamlardan her zaman uzak kalınmalıdır. Özellikle ekstremite nakli olan hastalarda travmalardan sakınma, doktorunun önerisi dışında ağızdan ya da cilde uygulanan ilaç ya da ilaç dışı ürünlerin kullanımı ve güneşten korunma önem taşımaktadır.
Ekstremite Nakli Sonrası Hasta Çalışma Hayatına Dönebilir Mi?
Rehabilitasyon süreci başarı ile tamamlanıp nakledilen dokular fonksiyon kazandıktan sonra bu hastalardan öncelikle kendi yaşamlarını yardımsız sürdürebilmeleri beklenir. Ortalama iki yıl sonra ise nakledilen ekstremiteleri zarar görmeyecek biçimde hafif işlerde çalışabilmesi mümkündür.
Ekstremite Nakli Sonrası Hasta Spor Yapabilir Mi?
Hastanın doktorunun ve fizyoterapistin uygun göreceği spor dalları yapılabilir.
İNCE BAĞIRSAK
İnce bağırsak nakli, hastalıklı ya da kısalmış bağırsağın vericiden alınan sağlıklı bağırsakla değiştirilmesi operasyonudur. Oldukça kompleks ve zorlu olan bağırsak nakli bazı hastalar için tek tedavi alternatifi olabilir. Hastalar başarılı bir bağırsak nakli sayesinde sağlıklı bir yaşam sürebilir ancak hastaların yaşamlarının geri kalanında devamlı ilaç kullanması ve düzenli olarak doktor kontrolüne gitmesi gerekir. Bağırsak nakli hakkında merak ettiğiniz bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
İnce Bağırsak Nakli Neden Yapılır?
Bağırsak nakli, bağırsaklarında ciddi sorun olan kişilere uygulanır. Bağırsaklar yenilen besinlerin sindirilerek emildiği organlardır. Bu organda meydana gelen bir sorun besinlerin emilememesine neden olur ve yaşamı tehlikeye sokar. Bağırsak ile ilgili ciddi rahatsızlığı olan kişiler, total parenteral beslenme (TPN) adı verilen bir yöntemle beslenir. Bu yöntemde hastanın ihtiyaç duyduğu protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve diğer nütrientler; damar yolundan verilir. Böylece hastanın beslenmesi devam ettirilmiş olur. Ancak uzun süreli parenteral beslenme hastada komplikasyonlara neden olabilir. Bazı hastalara ise parenteral beslenme verilemeyebilir. İşte bu hasta gruplarına da bağırsak nakli uygulanabilir.
Bağırsak yetmezliği olarak adlandırılan durum, besinlerin bağırsak tarafında yeterince emilememesine bağlı olarak oluşur. Bu durum bağırsağın kısalığından kaynaklanabileceği gibi bağırsak fonksiyonlarındaki bozukluklar nedeniyle de oluşabilir.
Kısa bağırsak sendromu, ince bağırsağın büyük bir kısmının olmadığı veya hasarlı olduğu bir rahatsızlıktır. Kısa bağırsak sendromu;
bağırsak dönmesi (volvulus)
bebeğin bağırsaklarının vücut dışında olduğu doğuştan gelen bir kusur (gastroşizis)
bağırsak dokusunun bir kısmının ölmesi (nekrotizan enterokolit)
Crohn hastalığı, bağırsak kanseri gibi rahatsızlıklarda tedavi amacıyla bağırsağın bir kısmının cerrahi olarak çıkarılması gibi nedenlerle oluşabilir.
Kısa bağırsak sendromu olan çok sayıda hasta evde parenteral beslenme ile sorunsuz bir şekilde yaşamına devam edebilir. Ancak bazı hastalarda parenteral (damardan) beslenmeye bağlı yaşamı tehdit edecek ölçüde ciddi komplikasyonlar oluşabilir. Bu komplikasyonlar:
Kateteri takacak uygun damar kalmaması
Damar yolunun açıldığı bölge enfeksiyon oluşup kana karışması ve sepsise yol açması
Karaciğer hastalıkları olarak sıralanabilir.
Bağırsak Nakli Kimlere Yapılır?
Hastanın bağırsak nakline uygun olup olmadığını görmek için bir dizi test yapılır. Bu testlerin tamamlanması birkaç haftayı bulabilir ve bu süreçte hastanın sık sık hastaneye gidip gelmesi gerekebilir. Hastanın nakle uygunluğu için yapılan tetkikler: Kan tahlili ile hastanın karaciğer ve böbrek fonksiyonlarına, HIV ya da hepatit gibi ciddi enfeksiyonları geçirip geçirmediğine bakılır.
Ultrason ve BT gibi görüntüleme yöntemleri ile hastanın organları ayrıntılı bir biçimde incelenir. Kolonoskopi yani anüsten içeri doğru ucunda kamera bulunan ince bir tüpün ilerlitildiği işlem ile de hastanın bağırsaklarının iç bölümleri değerlendirilir. Akciğer fonksiyon testleri ile de hastanın büyük bir ameliyatı kaldırıp kaldırmayacağına bakılır.
Hastada;
Vücutta birkaç yere sıçramış kanser varsa,
Yaşam beklentisini düşürecek ciddi bir rahatsızlık bulunuyorsa,
Solunum mekanik ventilatör yardımıyla devam ediyorsa,
Yaş 60’tan büyükse,
Ameliyat öncesi ve sonrası sağlık ekibinin tavsiyelerine uymama davranışı varsa (örneğin sigarayı bırakmak) hasta nakil için uygun görülmeyebilir. Bağırsak nakline uygun bulunan kişi bekleme listesine alınır. Hasta ile eşleşen bir verici (donör) bulunduğunda hastaya haber verilir ve süreç başlar. Hastaya uygun organ bulunduktan sonra operasyonun kısa bir süre içinde tamamlanması gerektiğinden bekleme listesindeki hasta tetikte olmalıdır. Hastanın her an ulaşılabilir olması ve kısa sürede hastaneye gelmesi nakil işleminin gerçekleşmesi için oldukça önemlidir.
Bağırsak Nakli Nasıl Yapılır?
Bağırsak nakli farklı şekillerde yapılabilir. Bağırsak naklinin 3 temel türü şu şekildedir:
*Sadece İnce Bağırsak Nakli: Bağırsak yetmezliği olan ancak karaciğerinde sorun bulunmayan hastalara uygulanır.
*Kombine Karaciğer ve İnce Bağırsak Nakli: Bağırsak yetmezliğine ek olarak ileri evre karaciğer hastalığı olan kişilere önerilir.
*Çoklu Organ (Multivisceral) Nakli: Çok sık yapılmamakla birlikte çoklu organ yetmezliği olan kişilere uygulanabilir. Bu nakilde mide, pankreas, bağırsak ve karaciğer organları yer alır.
Bağırsak nakli genel anestezi altında yapılır. Yani hastanın bilinci kapalıdır ve herhangi bir ağrı, acı hissetmez. Ayrıca genel anestezide hastanın solunumu makineye bağlı olarak devam eder.
Ameliyatta hastanın karnına bir kesi yapılır. Bu kesiden karın içerisindeki hastalıklı bağırsak parçası çıkarılır. Çıkarılan bu bölgeye vericiden (donörden) alınan bağırsak parçası yerleştirilir. Yeni koyulan bağırsak kan damarlarına bağlanır ve böylece bağırsağın beslenmesi sağlanır. Aynı zamanda bağırsağın iki ucu, çıkarılan parçadan ayrılan bölgelerle birleştirilir. Cerrah, karından dışarı doğru ileostomi olarak adlandırılan bir delik açar. Ameliyat sonrası ileostomiden bağırsaktaki atıklar uzaklaşır. Ayrıca ileostomi sağlık ekibinin nakledilen bağırsağın durumunu kontrol etmesini sağlar. Bazı hastalarda ileostomi iyileşme sürecinden sonra kapatılsa da bazılarında açık kalması gerekir. Açık kalan hastalar ileostominin dışına bir torba bağlar ve torba doldukça yenisiyle değiştirir.
Bağırsak nakli 8-10 saat süren bir ameliyattır. Bazı hastalarda bu süre daha da uzayabilir.
Bağırsak naklinden sonra hasta yoğun bakım ünitesine alınır ve burada yakından takip edilir. Nakledilen bağırsağın durumunu görmek için düzenli olarak ileostomi açıklığından biyopsi alınabilir veya hastaya endoskopi yapılabilir. Bu sayede nakledilen bağırsağın vücuda uyum sağlayıp sağlayamadığı kontrol edilir, organ reddi durumu değerlendirilir.
Nakil sonrası hasta iyileştikçe damardan beslenmeyi bırakarak ağızdan (oral) beslenmeye başlayabilir.
Hastalar genellikle nakil sonrası 4-6 hafta içinde taburcu olur. Taburcu olduktan sonra da hastanın sık sık doktor kontrolüne gelmesi gerekir. Bu nedenle hastaneden uzakta yaşayan kişilerin, ameliyat sonrası birkaç aylığına nakil merkezine yakın bir bölgeye yerleşmesi faydalı olur.
Hastanın bağışıklık sistemi, yeni nakledilen organı yabancı olarak algılayıp zarar verebilir. Bu durum da nakledilen organın reddine yol açar. Organ reddinin önlenmesi için hastanın nakil sonrası yaşam boyu bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanması gerekir.
Organ reddi, nakledilen bağırsağın düzgün bir şekilde çalışması engeller. Bazı durumlarda organ reddi, bağırsağın içerisindeki bakterilerin kana karışmasına neden olarak vücut geneline yayılmış bir enfeksiyon tablosu oluşturur.
Bağırsak Nakli Riskleri Nelerdir?
Tüm ameliyatlarda olduğu gibi bağırsak nakli operasyonunda da risk söz konusudur. Bağışıklık sistemi hakkındaki bilgilerin artması ve daha iyi bağışıklık baskılayıcı ilaçların geliştirilmesiyle organ naklindeki başarı artmıştır. Buna rağmen yine nakil sonrası bazı komplikasyonlarla karşılaşılabilir.
Bunlar:
Kalp ile ilgili sorunlar
Solunum problemleri
Kan pıhtılaşması (tromboz)
Nakil sonrası lenfoproliferatif hastalık
Organ reddi olarak sıralanabilir.
Uzun süreli bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanımı da enfeksiyona yatkınlıktan diyabete, kanserden yüksek tansiyona kadar ciddi problemlere yol açabilir. Kemik erimesi, saç dökülmesi, yüzde kıllanmada artış da yine bu ilaçların yan etkileri arasındadır.
Bağırsak nakli çok sayıda riski beraberinde getirse de bazı hasta grupları için en doğru tedavi seçeneğidir. Diğer yöntemlerle başarılı bir şekilde tedavi edilemeyen, beslenmesi ciddi ölçüde bozulan hastalarda bağırsak nakli makul bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Hasta doktoruna bağırsak nakli için uygun bir aday olup olmadığını, uygun organ için ne kadar beklemek gerektiğini, ameliyata bağlı komplikasyonların neler olabileceğini sormalıdır. Bu sorulara verilen cevaplar ışığında hasta nakil kararını vermelidir. Nakil isteğini belirten hasta hem nakil öncesi hem de nakil sonrası doktorun uyarılarını dikkate almalı ve tavsiyelerini uygulamalıdır.
YÜZ VE SAÇLI DERİ NAKLİ
Yüz Nakli Nedir?
Yüz ve saçlı deri nakli, hayat kurtarıcı özellikte olmayan ancak zarar gören dokuya fonksiyon kazandırmak ve toplumdan izole olarak yaşayan bireyin yaşam kalitesini artırmak amaçlı yapılan nakildir. Yüz nakli estetik amaçlı bir ameliyat değildir. Yüz ve saçlı derinin travmaya uğraması ve duyularında fonksiyon kaybı yaşanması sonucu bu hastaların için daha normal bir görünüme sahip olmaları ve kaybedilen duyu fonksiyonlarının yeniden kazanımı amacıyla yapılabilmektedir. Bu tedavi yöntemi ile; deri, sinirler, kemik ve kas bir vericiden hastadaki gereken alana nakledilir.
Kimler Yüz Nakli Adayıdır?
Yanık, kaza , travma, vs. nedenlerle geçirilen ; toplumdan ağır sosyal uzaklaşma ve dışlanmaya neden olan ağır yüz şekli bozukluğu ve deformite varlığı durumunda hasta yüz nakli adayı kabul edilir. Bu hastalarda; yapılacak nakil ile ağız, burun ve göz kapağı bölgelerinin en az birinde fonksiyonel bir kazanım sağlanması amaçlanır. Çünkü yüz nakli kesinlikle sadece kişinin görünümünü güzelleştirmek amacıyla yapılan estetik bir ameliyat değildir.
Yüz Nakli Olmak Hasta İçin Gerekli Kriterler Nelerdir?
Hastada, kötü huylu kanser dışında yanık, kaza, travma, vs. nedenlerle ortaya çıkan; toplumdan ağır sosyal uzaklaşma ve dışlanmaya neden olan ağır yüz şekli bozukluğu ve deformite varlığı olması, Yapılacak nakil ile ağız, burun ve göz kapağı bölgelerinin en az birinde fonksiyonel bir kazanım sağlanması,
Hastanın 15-60 Yaş arasında olması,
Hastanın yüz nakli için kararlı olması,
Ameliyat sonrası nakil işlemi sonrası 2-4 yıl arası sürebilecek olan rehabilitasyonu kabul etmesi,
Yüzündeki deformiteye eşlik eden tıbbi hastalık ve travma öyküsünün yapılacak yüz nakline engel olmaması ve nakil sonrası immünsupresif (savunma sistemini baskılayıcı) tedaviyi almasında sakınca olmayacak tıbbi özelliklere sahip olması Yüz nakline neden olan olayın üzerinden en az altı ay geçmiş olması,
Hastanın psikososyal incelemesi sonucunun nakil için uygun bulunması ve ruhsal durumunun yüz nakline uygun olması,
Hastanın yüz naklinin tüm riskleri ve nakil sonrası tedavi süreci hakkında bilgilendirilmiş ve ayrıntılı onamı alınmış olması gerekmektedir.
Hasta Yüz Ve Saçlı Deri Nakli Olmak İçin Ne Yapmalıdır?
Yüz ve saçlı deri nakli olmak için önce hastanın, yüz ve saçlı deri nakli yapabilen bir kompozit doku nakli merkezine müracaat etmesi gerekmektedir. Merkeze başvuran hastanın 29.03.2011 tarih ve 13984 sayılı Kompozit doku nakli yönergesi ve Kompozit Doku Nakli Bilimsel Kurulunun endikasyon listesi kriterleri gereğince tıbbi, sosyal ve psikolojik incelemesi yapılır. Hastaya yapılması gereken naklin süreçleri ve riskleri anlatılır. Daha sonra nakil yapılacak merkezin “Kompozit Doku Nakil Konseyi” tarafından hastanın nakil kriterlerine uygun olup olmadığı kararlaştırılır. Böylece konseyden olur karar alan hasta nakil adayı olarak bekleme listesine kayıt edilir.
Ameliyat Hazırlığı Nasıl Yapılır?
Yüz ve saçlı deri nakli bekleme listesine alınacak hastaya ; birden çok branşı ilgilendiren cerrahi öncesi görüşme, psikiyatrik değerlendirme, hematolojik ve mikrobiyolojik değerlendirme, anesteziyolojik değerlendirme, immünolojik değerlendirme ve psikososyal değerlendirmeyi, içeren incelemeler yapılır. İşlemler hakkında hasta ve hasta yakınına açıklama ve bilgilendirme yapılı ve onamları alınır. Ameliyat sonrası yaşanacak olası süreçler hakkında bilgi verilir.Tüm bu incelemeler sonucu nakil hazırlığı tamamlanan ve konsey kararı olumlu olarak alınan hasta nakil adayı olarak bekleme listesine kaydedilir.
Yüz Ve Saçlı Deri Nakli Olduktan Sonra Hastanede Yatış Süresi Ne Kadar?
Nakil sonrası hastayı uzun bir hastanede yatış süreci beklemektedir. Serviste ameliyat sonrası tıbbi tedavi ve fizik tedavi-rehabilitasyon süresi ortalama üç ay sürecektir. Hastaneden taburcu olduktan sonra ise ortalama 2 yıl süren fizik tedavi rehabilitasyon gerekmektedir. Komplikasyon gelişmesi durumunda süreç uzayabilmektedir.
Nakil Sonrası Hastayı Neler Bekliyor?
Ameliyatı takiben hastayı uzun hastanede yatış süresi, ömür boyu sürecek ilaç tedavisi ile ortalama 2 yıl sürecek olan fizik tedavi ve rehabilitasyon beklemektedir. Genellikle ameliyata ilişkin ödem ve cerrahi yaralar ilk aylar içinde iyileşir. Ancak nakledilen kas, sinir ve dokuların fonksiyon kazanması için yapılan fizik tedavi ve doku reddi ile enfeksiyondan korunma amaçlı ilaç tedavileri devam edecektir. Bu süreçte tedaviye uyulmadığı veya tedavinin tamamlanmadığı takdirde nakledilen dokuların fonksiyon görmesinin mümkün olmadığı gibi sonrasında da nakledilen dokunun reddi söz konusudur.
Yüz Ve Saçlı Deri Nakli Sonrası Sürekli İlaç Kullanılacak Mı?
Nakli sonrası, vücut için yabancı olan bu dokunun reddedilmemesi için ömür boyu ilaç kullanılması gerekmektedir.
Yüz Ve Saçlı Deri Nakli Olduktan Sonra Hasta Ne Sıklıkta Kontrole Gelir?
Hastanın, taburculuk sonrası ortalama iki yıl süren fizik tedavisi yanında ilk üç ay haftada bir, altıncı aya kadar üç haftada bir, ikinci yıla kadar ayda bir daha sonra da ömür boyu 2 ya da 3 aylık aralıklarla ayaktan poliklinik kontrolüne gelmesi gerekir Bu süreçte tespit edilen durumlara göre takip aralığını değiştirebilmektedir.
Yüz Ve Saçlı Deri Nakli Sonrası Taburcu Olduktan Sonra Diyet Uygulaması Olacak Mı?
Nakli uygulanan kişilere taburcu olduktan sonra özel bir diyet uygulanmamaktadır. Ancak hastanın yeterli ve dengeli beslenmesi, aşırı kilo almaması önem taşımaktadır.
Yüz Ve Saçlı Deri Nakli Sonrası Kişisel Hijyen Ve Enfeksiyondan Korunma Neden Önemlidir?
Nakil sonrası tüm organ ve doku nakillerinde olduğu gibi bu hastalarda da kişisel bakıma özen gösterilmelidir. Hastaya immünsupresif (bağışıklık sistemini baskılayan) ilaç tedavisi uygulanacağı için enfeksiyon riski olan kişi ve ortamlardan her zaman uzak kalınmalıdır. Özellikle Yüz ve saçlı deri nakli olan hastalarda, travmalardan sakınma, doktorunun önerisi dışında ağızdan ya da cilde uygulanan ilaç ya da ilaç dışı ürünlerin kullanımı ve güneşten korunma önem taşımaktadır.
Yüz Ve Saçlı Deri Nakli Sonrası Hasta Çalışma Hayatına Dönebilir Mi?
Nakil olan hastaların nakil sonrası yüksek enfeksiyon riski taşıyan ortalama 6-12 ay süreyi sorunsuz geçirdikten sonra aktif çalışma hayatına girmelerinde herhangi bir sakınca yoktur.
Yüz Ve Saçlı Deri Nakli İçin Kan Grubu Uyumu Gerekli Mi?
Nakli uygulanacak hasta ile donör arasında kan grubu uyumu şarttır. Rh faktörü uyumu aranmaz. Uyum şartları şu şekildedir;
Alıcı Verici
A ise A ya da 0
B ise B ya da 0
AB ise A, B, 0, AB
0 ise 0
kan grubu olmalıdır
Yüz Ve Saçlı Deri Nakli İçin Doku Uyumu Gerekli Mi?
Yüz ve saçlı deri naklinde doku uyumu aranmaz. Ancak PRA (Panel Reaktif Antikor) gibi şiddetli organ ve doku reddine yol açabilecek durumların alıcıda olup olmadığı araştırılmalıdır.
Yüz Nakli Bekleme Listesinde Sıra Nasıl Belirlenir?
Nakil Olacak Hasta Seçimi Nasıl Yapılır? Ülkemizde, beyin ölümü olan kişinin bağışlanan organ ve dokularının dağıtım kriterleri Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmiştir. Bu kriterlere göre tıbbi açıdan en uygun hastaya en uygun organ ve doku adaletli bir şekilde dağıtılır. Yüz nakillerinde;
Alıcı ve vericinin aynı cinsiyette olması,
Alıcı ve verici arasında kan grubu uyumu olması,
Alıcı ve verici arasındaki deri renklerinin Fitzpatrick Sınıflaması göre -/+ 2 sınırları içinde olması,
Alıcı ve vericinin yaşlarının birbirinden farkının -/+ 20 yaş sınırları içinde olması,
Önceliğin orta hatta ağız, burun ve çene defekti olan hastalara verilmesi, bağışlanmış dokunun paylaşımında temel kriterlerdir.
Yukarıdaki koşulların eşit olduğu durumlarda hastanın bekleme süresi göz önünde bulundurularak hasta seçimi yapılır. Bekleme listesinde ortalama bir bekleme zamanı konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Yapılan eşleştirmede temin edilen organ için uygun bir alıcı var ise nakil işlemi gerçekleştirilir.
Yüz Nakli İle İlgili Etik Ve Psikolojik Kaygılar Nelerdir?
Yüz naklinin, nakil yapılacak hasta üzerinde yaratabileceği etik ve psikolojik etkilerinin değerlendirilmesi yüz nakli adayı seçiminde çok önemlidir. Organ ve doku nakli alıcılarında her zaman umutlar, kaygılar ve beklentilerle ilgili duygusal durum ve etik kaygılar yüz nakillerinde daha kritik yaşanabilir. Hayat kurtarıcı bir işlem olmayan yüz nakli ile ilişkili risk sorgulama sürecinin dikkatli ve önemle yapılması şarttır. Yüz şekli bozuklukları nedeniyle toplumdan dışlanma ve reddedilme korkusu ile yaşayan bu kişilerin yaşam kalitesini açısından kazanımı çok yüksektir. Yüz nakli adaylarının değerlendirilmesinde özellikle kendi yüzlerinin aynısı değil toplumdan dışlanmayacağı normal bir yüze kavuşacağının hastaya kabul ettirildikten sonra nakil adayı kabul edilmesi bu tür sorunları en aza indirecektir.
Yüz Naklinden Sonra Doku Reddi Riski Var Mı?
Her çeşit organ ve doku nakli yapılan hastalar yaşamları boyunca organ ve doku reddini önleyen ilaçları kullanmak zorundadır. Bu tedaviye rağmen zaman zaman doku reddi atağı yaşanması olasıdır. Yüz nakli olan hastada ciltte renk değişikliği, ödem, döküntü gibi durumlar doku reddinin temel göstergeleridir. Bu durum yaşandığında hastaya gereken doku reddini önleyici tedaviler uygulanır.
Yüz Nakli Başarısız Olursa Ne Olacak?
Dünyada örnekleri çok az olmakla birlikte, bütün tedavi yöntemlerinin denenmesine rağmen nakledilen dokunun vücut tarafından reddedilmesi durumunda, yapılan yüz naklinin başarısızlıkla sonuçlanması yaşanabilmektedir. Böyle bir durumda hastanın vücudunun belli bölgelerinden alınabilecek dokular (deri greftleri ve flepleri ) kullanılarak yüzünde rekonstüriktif cerrahi uygulanır ve hasta yeniden yüz nakli adayı olarak bekleme listesine alınabilir.
Yüz Nakli Sonrasında Nakil Olan Hasta Vericiye Benzeyecek Mi?
Yüz nakli sonrası, nakil olan hasta ile vericinin yüzünün tamamen aynı olması söz konusu olamaz. Küçük benzerlikler yaşanabilmesine rağmen, nakledilen yeni yüz ne vericinin yüzünün aynısı ne de hastanın kendi orijinal yüzünün aynısı olacaktır. Nakil sonrası, tamamen benzeri olmayan yeni, normale yakın görünümlü ve fonksiyonlarını yerine getirebilen bir sonuç beklenmektedir.
Kompozit Doku Nakli Bekleme Listesinde Kayıtlı Hastalar Neler Yapmalıdır?
Bekleme listesine kayıtlı hastalar kendilerine uygun doku bağışı yapılana kadar kayıtlı bulundukları merkeze altı ayda bir kontrole gitmeleri gerekmektedir. Bunun dışında kendileri arandığında ulaşılabilir durumda olmaları için telefonları sürekli ulaşılabilir durumda olmalı, enfeksiyondan korunmaları, aşırı kilo almamaları ve sigara kullanmamaları gerekir.
KOMPOZİT DOKU NAKİLLERİ SONRASI VERİCİYE AİT MERAK EDİLENLER?
Ölen kişiden organ ve doku alımı işlemi yaşayan bir hastanın ameliyatı kadar büyük bir özenle yapılır. Organlar çıkarıldıktan sonra özenle dikilerek, cenazenin hiçbir şekilde zarar görmemesine büyük özen gösterilir. Yüz, saçlı deri ve ekstremite (el, kol, ayak, bacak) gibi görünen kompozit dokuların alımı sonrasında ise yine aynı özen gösterilir. Ayrıca alınan bu dokuların yerine vücut bütünlüğünü koruyacak şekilde protezler yerleştirilir. Vericiden yüz alımı yapılmadan önce ölen kişinin kendi yüzünün kalıbı protez ekibi tarafından alınır; yüzün çıkarımı ameliyatı yapılırken diğer tarafta protez ekibi vericinin yüzünün aynısı olan ve insan derisine çok benzeyen özel malzemeler kullanılarak bir maske yapar. Vericiden yüz çıkarım işlemi tamamlandıktan sonra hazırlanan bu maske vericinin yüzüne yerleştirilir. Bu işlem sonrası cenazenin yüzü vücut bütünlüğü korunmuş olarak normal bir görünüme kavuşur. Alt ve üst ekstremiteler alındıktan sonra da yine cenazenin vücut bütünlüğünü korumak amacıyla alınan uzuvların yerine protezler yerleştirilerek ölen kişinin vücut bütünlüğü sağlanır. Organ ve dokuların alındığı bedenler ölümünden sonra birçok kişiye yaşam olanağı sağladığı için özellikle kutsaldır ve çok büyük bir saygıyı hak etmektedirler.